Global Ekonomi ve Lojistik

Lojistik sektörü dünya ticaretinde önemli bir yer tutmakta, küreselleşmenin de etkisiyle tek bir pazar haline gelen dünyada bütün tedarik ve dağıtım noktalarını kapsamına alan lojistik Şebekeleri oluşturulmaktadır. Böylelikle, sanayi üretiminin geliştiği bölgeler ile coğrafi olarak uzaklık sorunu yaşayan yerler arasındaki ulaşım zorluğu ve süresi azalmaktadır. Sektörün gelişimiyle beraber özel hizmetlere yönelik lojistik operasyonlar konusunda uzmanlaşmış Şirketler pazara girmekte böylelikle lojistik sektörünün alt sektörlerinde de uzmanlaşma gündeme gelmektedir. Lojistiğin gelişmesi için uygun coğrafya ile fiziksel ve kurumsal alt yapı gereklidir. Türkiye coğrafi anlamda kıtaların kesiştiği bir noktada ve doğal bir köprü durumundadır. Avrupa ve Asya ülkeleri arasındaki ticarete ait fiziksel ürün hareketinin önemli bir bölümünün ülkemiz üzerinden geçmesi en mantıklı yoldur. Ancak sadece coğrafi avantaj yeterli değildir. Türkiye lojistik anlamda fiziksel ve kurumsal alt yapı gelişimini planlı bir Şekilde gerçekleştirmek durumundadır. Aksi halde söz konusu ticaret kendine başka lojistik çözümler bulacaktır ve lojistik payından istediği parçayı alamayacaktır. Buradaki en temel sorunlar; ülkemizin taşıma modları arasındaki dengesizlikler (Karayolu yük taşımacılığının payı % 93 dolayındadır), lojistik konusunda yeterli bilgi ve deneyimin oluşmaması, etkin bir standardizasyon, sertifikasyon ve akreditizasyon sistemlerinin olmaması, kurumlar arası güven, işbirliği ve koordinasyon eksikliğidir. Maalesef ki ülkemizde lojistik denince kara yük taşımacılığı anlaşılmış ve kara taşımacılığına daha fazla önem verilmiştir. Karayolu taşımacılığımızdaki gücü ve havayolundaki özel sektör girişini göz önüne alırsak devlet kurumları özellikle deniz ve demiryolu taşımacılığına yatırım yapmalıdırlar. Çünkü bu taşıma türlerinde ilk yatırım maliyeti oldukça yüksektir. Özellikle günümüz gelişen Türkiye‟sinde havayolu kargo merkezlerine daha ciddi yatırım yapılmalıdır. Havayolları ile kargo taşımacılığında İstanbul kargo merkezi konumundadır. Bölge ülkelerine olan yakınlık Batı ve diğer dış bağlantıları ile İstanbul; bölge ülkelerine yönelik ticaretin havayolu taşımacılığına da en elverişli merkezidir. İstanbul bu potansiyeline karşın havaalanlarında yeterli kargo kapasitesi bulunmamaktadır. Bununla beraber, ulaştırma sistemlerinin birbirine entegrasyonunu sağlayacak projeler geliştirilmelidir. Özellikle demiryolu entegrasyonumuz hızla tamamlanmalıdır. Bunun için TCDD hızla demiryolu inşasına başlamalı, özellikle uluslar arası taşıma koridorlarını dikkate alacak Şekilde ulaştırma master planları hazırlanmalıdır.