Motorlu Taşıyıcılar Kooperatiflerinin Sorunu

Motorlu Taşıyıcılar Kooperatiflerinin Sorunu

Taşımacılık firmalarının oluşturduğu nakliye kooperatifleri, kara taşımacılığında hizmet zincirinin tüm halkalarında müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Kısıtlı kaynakların bir araya getirilmesi ile üretim veya hizmet sunma ölçeğinin arttırılması, ihtiyaçların birleştirilmesi ile satın alma gücü oluşturulması ve yönetimin demokratik usullerle yapılması ile şeffaflık ve denetimin sağlanması, kooperatiflerin kuruluşlarındaki esaslardan ve avantajlarındandır.

Son derece yararlı çalışmalara imza atılmış güzel hizmetler ve eserler ortaya çıkartılmıştır. Bütün bunların yanında, özellikle kara nakliyesinde tek tek kamyon sahiplerinin birlikte iş yapmasını hedefleyen kara nakliye kooperatiflerinin birçoğu ülkemizin büyük bir sorunu olarak bugün ortada beklemektedir.

Bazı kara taşıma kooperatifleri maalesef ki; fabrikalara, depolara veya dağıtım noktalarına kooperatif araçlarının dışında araçların girmesini tehditle, zorbalıkla engellenmektedir. Bu organizasyonların yük sahipleri ile herhangi bir anlaşması yoktur, verilmiş söz yoktur, tek hizmet anlayışları yük almaya gelen küçük kuruluşları ve kamyon sahiplerini zorla fabrikaya sokmamaktır. Yük sahipleri ise taşıma işlerinde problem yaratılmaması, bölge halkıyla ve tehditlerle karşı karşıya kalmamak için bu düzene baş eğmek durumunda kalmaktadırlar. Kamyon nakliye fiyatları o kişiler tarafından deklare edilmekte, fiyat artışlarında emrivakiler yapılmakta, serbest piyasa koşulları engellenmekte ve hatta rakip firmalarla işbirliğine gidilerek dağıtım engellenmekte veya pahalılaştırılmaktadır. Bu anlamda uzlaşmazlıklar yaşanmakta, tehditler yapılmakta, hatta silahlar çekilmektedir. Polis ve jandarma desteğinde nakliye yapılmaktadır. Yük sahipleri bu sorunun çözümü için kendi nakliye filolarını kurmaya kalkışmaktalar ve lojistiğin outsourcing (dış kaynak) mantığına ters düşen yatırımlarla, uygulamalarla ürettikleri malın maliyetini artırmaktadırlar. Verimsiz çalışan, kendi kamyonunu çalıştırır metodu ile de rekabet şanslarını kaybetmektedirler.

Lojistik hizmetlerin bir halkası olan ulusal kara nakliyesinde, bu şekilde bir yapılanma lojistiğin felsefesine aykırıdır. Kurulan kooperatiflerin iş planlaması, kontrol, bilgi toplanması, optimizasyon veya yönetim konusunda hiçbir aktivitesi olamamaktadır. Bir masa bir sandalye bir telefon sistemi ile çalışan bu düzenin iş geliştirme, sinerji yaratma, iş paylaşımı, ölçek büyütme, verim ölçümü gibi günümüz aktivitelerinden bilgisi dahi yoktur.

Yaptıkları hizmetin ön ve arka adımlarının birleştirilmesi, zincirin uzatılması gündeme dahi gelememektedir. Üyelerin sorunlarının hiç biri ile ilgilenmemektedirler. İlgileri sadece kamyon başına alacakları komisyonla sınırlı kalmaktadır.