Türkiye’de Lojistik Sektörünün Genel Durumuna Dair

Türkiye’de Lojistik Sektörünün Genel Durumuna Dair

Küreselleşme süreci ile birlikte hızlı gelişen ekonomi, yoğun ve dinamik bir yapı gösteren bilgi ortamını oluşturmaktadır. Rekabetin arttığı bu ortamda, maliyetlerin düşürülmesi ön plana çıkmakta, bu da lojistik faaliyetlerin önem kazanmasını sağlamaktadır. Lojistiğe artan taleple birlikte sektör dünyada ve Türkiye’de hızlı bir gelişme sürecine girmiştir. Lojistiğin gelişmesi, ülkelerin lojistik olanak ve yeteneklerine bağlıdır. Ülke ve bölge bazında yapılan lojistik değerlendirmelerle, dünyanın bazı bölgeleri, başarılarında önemli paya ve mükemmel lojistik olanaklara sahip iken diğer bölgeler bu özelliklerden yoksundur. Lojistikte coğrafik, fiziksel ve kurumsal altyapıya göre yapılan bölge değerlendirmeleri lojistiğin gelişmesi için gerekli olan yatırım ve düzenlemelere ışık tutmaktadır.

Türkiye coğrafyasının lojistik bakış açısıyla önemli üstünlükleri vardır. Türkiye, jeostratejik açıdan Asya ve Avrupa ile Karadeniz ve Akdeniz arasında köprü konumunda olup üç kıtanın kesişim noktasında konumlanmıştır. Bu açıdan Türkiye; Avrupa, Balkanlar, Karadeniz, Kafkaslar, Hazar, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri için bir dağıtım ve toplama (aktarma) merkezi olabilecek özelliği ile uluslararası lojistik açısından çok uygun bir konumdadır. Lojistik kelimesine ilişkin ortaya çıkan anlam kargaşası dolayısıyla ülkemizde, sadece belli bir dalda taşımacılık yapmasına rağmen kendilerini lojistik firması olarak tanımlayan yüzlerce firmanın yanı sıra, fiili olarak lojistik hizmeti vermelerine rağmen bunu isimlerinde belirtmeyen bir çok şirket de mevcuttur.

Sektörün gelecekte büyüyebilmesi için müşteri taleplerine göre verdiği hizmetleri yeniden düzenlemesi ve müşterilere standart depolama ve sevkiyat hizmetleri gözden geçirerek daha hızlı, daha az stokla ve tedarikçiden son kullanıcıya kadar olan süreçte tüm bilginin tedarikçi, firma ve müşteriler arasında paylaşımına olanak sağlayacak gelişmis bilgi akışı yapıları sunabilmelidir. Ayrıca, sektörde çalışan firmalar, gerekli hallerde müşterilerinin izleme, tedarik vb. faaliyetleri müşterisi adına gerçekleştirebilecek yeterliliğe ulaşarak müşterilerinin daha yüksek verimle ve daha düşük maliyetle kendi ana işlerini yapabilmelerine olanak yaratabilmelidir.