Ulaştırma Sektörü

Üç Kıtayı birbirine bağlayan ve çok önemli bir jeostratejik konuma sahip olan Türkiye, doğunun en batısında, batının en doğusunda yer alarak aynı anda bir Avrupa, Asya, Balkan, Kafkas, Ortadoğu, Akdeniz ve Karadeniz ülkesidir. Türkiye bu konumu ile gelecekte Hazar ve Orta Asya kaynaklarının batıya ulaşmasında doğal bir köprü rolü üstlenecektir.

Gelişen teknolojik gelişmeler neticesinde insanlar bugün birçok şey elektronik ortamda yapılabilir hale gelmiştir, lakin fiilen taşımanın yerine ikame edebilecek bir çözüm bir buluş henüz bulunamamıştır. Taşımanın bu denli önemli olduğu günümüzde, geçmişte yapılan yanlış ulaştırma politikaları sonucunda Türkiye gerek yolcu gerekse yük taşımacılığında karayolu ulaştırma sistemine %95 oranlarında bağımlı hale gelmiştir. Bu politikaların sonucunda diğer ulaştırma sistemlerine gereken önem verilmemiş, kombine taşımacılık oluşturulamamış ve her yıl binlerce can kaybı ve trilyonlar mertebesinde maddi kayıplar oluşmuştur. Türkiye jeostratejik konumu ile tarih boyunca taşımacılık konusundaki önemini sürekli korumuştur. Son yıllarda lojistik sektöründe yaşanan gelişmeler neticesinde Türkiye’de ki lojistik olgusu gelişerek ulaştırma sistemleri üzerinde etkili olmaya başlamıştır. Sektördeki lider firmaların çalışmaları ve çıkarılan kanun ve yönetmelikler ile taşımacılık kontrol altına alınmaya ve taşımacılığa bir çeki düzen verilmeye çalışılmıştır.

 Ulaştırma sektörü mal ve eşyaların, insanların ve haberlerin coğrafi olarak yer değiştirmesini sağlayan faaliyetleridir. Ulaştırma sektörü, tarım veya sanayi sektörü gibi mal üreten bir sektör değil ancak diğer sektörlerin üretkenliği üzerinde etkili rol oynayan bir hizmet sektörüdür. Ulaştırma bir hizmet sektörü olduğundan dolayı tarım veya sanayi sektöründe olduğu gibi depolanamaz. Bu nedenle de gerektiği yerde gerektiği kadar sunulmalıdır. Gerekmediği halde ulaşım olanağı sunmak ülke ekonomisi için önemli bir kayıp teşkil eder. Bu sebepten dolayı ekonomik, hatta sosyal ve kültürel bir etkinlik olarak ulaşım politikalarının ülke koşullarına uygun olarak iyi tanımlanması ve dikkatli bir şekilde uygulanması gerekir. İyi bir ulaştırma şebekesi ülkenin ekonomik, sosyal, politik ve kültürel bütünlüğünü sağlar. Üretimin etkinliğini arttırır ve maliyetini azaltır. Kalkınmayı kolaylaştırır.